içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Bağış: Bu hafta sizlere Valeski Mezirici de ki şehitliğimizden sesleniyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, bu haftaki videolu mesajında Çek Cumhuriyeti’nin şehirlerinden biri olan Valeski Mezirici ziyareti hakkında bilgiler verdi.

Bağış: Bu hafta sizlere Valeski Mezirici de ki şehitliğimizden sesleniyoruz.
Haberi Sesli Dinle

Haber/Nurcan Kongur

 

Bu haftaki videolu mesajında Çek Cumhuriyeti’nin şehirlerinden biri olan Valeski Mezirici ziyareti hakkında bilgiler veren,

Türkiye Cumhuriyeti Prag Büyükelçisi Egemen Bağış’ın açıklamasının tam metni şöyle:

 

İyi Pazarlar.

Bu hafta sizlere Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’a karayolu ile yaklaşık 4 saat mesafede, 23 bin nüfusuyla ülkenin küçük şehirlerinden biri olan Valeski Mezirici’den sesleniyoruz. 

Valašské Meziříčí Çek Cumhuriyeti’nin doğusunda, Slovakya sınırındaki Zlín bölgesinde yer almakta. Vsetínská ve Rožnovská adlı iki nehrin birleştiği bir konumda Beskydy Dağlarının eteklerinde konumlanmış. 

Çek Cumhuriyeti’ni Slovakya ve Polonya’ya bağlayan önemli bir yol kavşağındadır. Tarihte kumaş ticareti bakımından önemli bir merkez olduğu bilinir. Dünyaca tanınan duvara asılan işli örtü Moravya Goblen Fabrikası halen faaliyetini sürdürmektedir.

Kent spor altyapısıyla bilinmektedir. Hatta ülkemizin sevilen futbolculardan eski Galatasaray oyuncusu Milan Baroş’ın doğduğu şehirdir. Yüzme, futbol, tenis tesislerinin yanısıra kenti boydan boya geçen ve çevre belediyelerle irtibatını sağlayan bir bisiklet yolu bulunmaktadır. Kimya, otomotiv ve yiyecek sanayi bakımından tarihi bir merkezdir. Ama bizim için en önemli özelliği Çek Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer alan üç şehitliğimizden birinin burada bulunmasıdır. Birinci dünya savaşı sırasında Galiçya cephesinde müttefiklerimizin imdadına yetişmek için canını feda eden ecdadımızın bir kısmı burada ebedi istirahatlerinde.  

1. Dünya Savaşı'nda Galiçya cephesinde Rusya ile savaşan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na destek vermek için Enver paşanın talimatıyla 535 subay ve 32 bin 17 erden oluşan Türk askerleri, 23 Temmuz 1916 tarihinden itibaren tren ile daha önce adını dahi duymadıkları Galiçya cephesine sevk edilmeye başlanmış. Cephede yaralanan ya da hasta olan askerlerin tedavi görmeleri için gönderildiği hastanelerde hayatını kaybedenler Hodonin, Pardubice ve Valasske Mezirici'deki şehitliklerde yatıyor.

Hatırlarsınız daha önceki videolarımızda bildirdiğimiz gibi şehitlerimizin izlerini araştıran ve yakında kendisi gibi araştırmacı Engin Aymete ile birlikte bir kitap yayınlayacak olan Özgür Öztürk adlı araştırmacı kardeşimiz 104 yıl evvel Galiçya cephesinde gazi olan şehitlerimizin tedavi gördükleri Vallaske Mezirici hastanesinde toplu namaz kılarken çekilmiş fotoğraflarını bulmuştu. 

Birinci Dünya Savaşı Galiçya cephesi gerisindeki bugün Çekya sınırlarındaki hastanelerde tedavi görürken şifa bulmuş yada şehit düşmüş askerlerimizin izinde araştırmalar yapan Özgür kardeşimiz çok enteresan bilgilere ulaştı. Savaş sırasında hastaneye çevrilen Valasske Mezirici Frantisko Palackeho Lisesi'nde çekilen fotoğraflarda Türk askerinin mescide çevrilen bir odada toplu namaz kıldığını gösteren bu fotoğraf bizleri o kadar duygulandırdı ki, şehit ve gazilerimizi yad edebilmek için Valeski Mezirici belediyesi ve o dönemde hastane, bugün ise okul olarak kullanılan bu binanın yöneticileri ile temas kurarak 104 yıl evvel askerlerimize tahsis edilen ve ecdadımızın toplu namaz kıldığı odayı bize açmalarını rica ettik. 

Sağolsun Belediye Başkanı Sayın Robert Stržínek büyük bir kadirşinaslık gösterdi ve bizi şehrinin girişinde karşılayarak tüm gününü bize ayırdı. 

Bugün ateistliğin en yoğun yaşandığı ülke olarak bilinen Çekya’da gerek yüz küsur yıl önce gerekse bugün inançlarımıza gösterilen saygı ve hassasiyet gerçekten de çok anlamlı. 

Bahsi geçen fotoğraf gerek ecdadın inancına duyarlılığını gerekse Çek’lerin Birinci Dünya Savaşı sırasında gazilerimizin ibadetlerine imkan vermek için sadece Türk askerlerin tedavisi için okuldan hastahaneye çevrilen binanın bir odasını mescide dönüştürerek gösterdikleri hoşgörü ve saygı, günümüz Avrupa ve dünyasında İslamofobi muzdaribi hastalıklı zihinlere aslında çok şey anlatıyor. Tabii ki anlamasını bilene…

Bir zamanlar ecdadın mescid olarak kullandığı bugün ders görülen bir sınıf olan odayı bize açan okul müdürü Sayın Mojmir Zetek misafirperverliği ile gönlümüzü feth etti. Bu okulu Türkiye’deki bir okulumuz ile kardeş okul yapma projemizi hayata geçirmek için destek sözü verdi. Ayrıca okulun girişine bir plaket yerleştirerek ecdadın hatırasını yaşatma arzumuzu da kabul etti. 

Valeski Mezirici’deki Şehitliğimizde 205 askerimiz yatmakta. Elimizde 107 tanesinin isimleri ve memleketlerinin yazılığı olduğu belgeler de mevcut. 

O yıllarda tren yoluna yakın olduğu için bu şehir tercih edilmiş. Valasske Mezirici, demiryolu üzerindeki konumu nedeniyle Galiçya cephesinden gelen askerler ve tüm askeri nakliyelerin durdurulması gereken bir karantina istasyonu haline gelmiş. Gelen yaralı askerlerin bakımı için Sağır ve Dilsizler Enstitüsü, erkek lisesi, ilkokul ve kasaba okulları, eski kadın cezaevi ve Salvator yurduna el konulmuş. Bizim askerlerimizin tamamı bu okulda  tedavi görmüş ve 800'e yakın Türk askeri iyileşerek memleketlerine geri gönderilmiş. Bazılarının ise burada kalıp evlendikleri ve zaman içerisinde nesillerinin Çek’leştiğine dair emareler de var. 

O dönem tedavi gördükleri binaya yaklaşık bir kilometre mesafedeki sağır dilsizler enstitüsünün içinde Avusturya Arşidükü Franz Salvator askerlerimize kahramanlıklarını takdir amaçlı madalyalar takmış ve binanın kapısında da toplu fotoğraf çektirmiş. 

Valeski Meziricideki şehitliğimiz toplu mezar şeklindedir. Şehitliğimiz mezarlık içerisinde farklı bir bölümde iken 1998 yılında Fransız, İtalyan ve Avusturyalı askerlerin mezarlarınin da yer alacağı yeni oluşturulan askeri mezarlık bölümüne ayrı ayrı taşınmıştır.

Anıtın ve mezarlarımızın olduğu toprak devletimiz tarafından sembolik bir ücretle satın alınmıştır. Türk dostu olarak bilinen o dönemki belediye başkanı Sayın Jiri Kubeša ileride sorun olmaması için 10 dolar karşılığı Çek kronuna arsayı Türkiye Cumhuriyetine satmıştır. O tepedeki arsada yer seçme konusunda ilk hak da bize tanımıştır. O yüzden bizim anıtımız diğer anıtlara hakim bir konumdadır.

Eski mezar yerlerindeki naaşlar 15 Ağustos 1998 tarihinde şimdiki anıtın arkasındaki mezarlık bölümüne taşınmış, Şehitliğimizdeki anıt ise 18 Ağustos 1998 tarihinde törenle açılmış. 

Şehitlik Allah razı olsun, dönemin Büyükelçilik Askeri Ataşesi Emekli Kurmay Albay Nevzat Kutlu beyefendinin çok özverili çalışmaları sayesinde yaptırılmış. 

İnşallah kendisini de 18 Mart etkinliklerimize davet ederek şükranlarımızı sunmayı hedefliyoruz. Kendisi o dönem ki örnek çalışmaları nedeniyle Çek Genel Kurmay Başkanlığı tarafından gümüş liyakat madalyası ile takdir edilmiştir.

Şehitlikteki anıt Devletimizin o dönemki imkansızlıkları nedeniyle Nevzat Kutlu komutanımızın başlattığı kampanya sayesinde Çek Cumhuriyetinde yaşayan rahmetli Kemal Eren, Zülfü Koç, Korkut İmik, Münir Kurdoğlu, Selçuk Öner, Naci Aydın Ünsal, Süleyman Abay başta olmak üzere Türk iş adamları ve adlarını saymaya vaktimizin olmadığı hayırseverlerin katkıları  ile yapılmış. 

Hamdolsun devletimiz bugün dünyanın dört bir yanındaki şehitliklerimizin düzenli bakımlarını yaptırmakta ve ecdadın hatırasına sahip çıkmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Şehitlerimiz ve şehitliklerimiz  konusundaki hassasiyeti ve talimatları doğrultusunda biz de Çek Cumhuriyetindeki üç şehitliğimizi düzenli olarak ziyaret edip bakım, tadilat ve temizlikleri ile yakından ilgileniyoruz. 

Bu şehitliğimizdeki anıt, Millî Savunma Bakanlığı'mızın standart tip şehitlik projelerinden esinlenerek yapılmış, adeta örnek bir yapıdır. 

1916-1917 arasında Galiçya cephesinde Ruslara karşı mücadele eden Türk askerlerinin tedavi gördüğü Çekya'nın Valasske Mezirici şehrindeki şehitliğimizden en içten sevgi, selam ve saygılarımı sunuyorum. Keyifli bir hafta sonu diliyorum.

 

Tarih: 08-08-2021

FACEBOOK YORUM
Yorum